KATEGORİ ARŞİVİ: Ankara’dan

FİLENİN SULTANLARI OLİMPİYAT YOLUNDA

Adsız

Ankara’da Olimpiyat heyecanı başlıyor..
Filenin Sultanları, A Bayan Milli Voleybol Takımımız,adımızı Olimpiyatlara yazdırmak için “yine,yeni,yeniden” sahada!
Kızlarımız 6 Mayıs 2012’de,Ankara Başkent Voleybol Salonunda takım sporlarındaki 52 yıllık olimpiyat hasretine son vermiş ve Türk Voleybol tarihinde bir ilke imza atarak Londra2012 Olimpiyatlarına gitmeye hak kazanmışlardı.

132105

Londra’nın Sultanları..Olimpiyat Sultanları..Ata’nın Kızları..
Şimdi Rio2016 yolunda!
4-9 Ocak arasında oynanacak 2016 Bayanlar Avrupa Voleybol Olimpiyat Elemesi’ne ev sahipliği yapıyoruz.Maçlar Başkent Voleybol salonunda oynanacak.

Program ise şöyle:

4 Ocak 2016
19.30 Hırvatistan – Türkiye (A Grubu)
5 Ocak 2016
19.30 Almanya – Türkiye (A Grubu)

6 Ocak 2016
19.30 Türkiye – Hollanda (A Grubu)
8 Ocak 2016 – Yarı Final
16.30 B Grubu 1.’si – A Grubu 2.’si
19.30 A Grubu 1.’si – B Grubu 2.’si
9 Ocak 2016 – Finaller
16.30 Üçüncülük Karşılaşması
19.30 Final

Ülkemize 4 sene önce böylesine bir başarı kazandırmış bu kızlarımız sizce ülkemizde futbol kadar desteklenmeyi hak etmiyor mu?
Filenin Sultanları’nın Ankara seyircisine inancı ve güveni tam.
4-9 Ocak arası,bir kez daha tarih yazmak için haydi salona!

Ecem ÖZDER
Basılı-Online Yayınlar Koordinatörlüğü /Aktif Üye

Ankara Marka Festivali

ankara_marka_festivali_basliyor_1449049892_338

7-8-9 Aralık tarihlerinde Ankara Congresium’da gerçekleştirilen Ankara Marka Festivali’nde Hacettepe İşletme Topluluğu olarak bizde yer aldık. Ankara’da ilki gerçekleştirilen bu etkinlik gerçekten içinde bulundurduğu isimlerle çok kaliteli bir etkinlik oldu. Etkinliğin ilk gününde festivalin altın sponsoru da olan Çalık Holding’in CEO’su Ahmet ÇALIK başarılı bir konuşma yaptı. Kendi hikayesi ile konuşmasına başlayan Çalık, gençlik dönemlerinde babasının yanında çalıştığını ve daha sonrasında kendi işini kurma kararı alıp babasının yanından ayrıldığını belirtti. Tekstil sektöründe girişim yapma yoluna giren Çalık hedef belirlemenin önemini şöyle belirtti; ‘ 80’lerde tekstil sektöründe orjin kumaş az bulunan ve kıymetli bir kumaştı.Ben ülkemizdeki bu ihtiyacı tespit edip bu kumaşın üretiminde dünyada ilk 10’a girmeliyiz diyerek hedef belirledim. ‘

Çalık-Holding-Yönetim-Kurulu-Başkanı-Ahmet-Çalık-ATO-Yönetim-Kurulu-Başkanı-Salih-Bezci-1024x721

Hedefini belirledikten sonra ilk fabrikasını memleketi olan Malatya’da kurdu.Şu anda bu fabrika İtalya’ya kumaş satan öncü fabrikalar arasında yer alıyor.Çalık Holding ayrıca enerji,telekom ve maden hizmetleri gibi daha birçok alanda hizmet veriyor.

calik-holding-iddialari-yalanladi

Çalık konuşmasının büyük bir kısmında işe başlarken ‘biz nasıl fark yaratırız’ mantığıyla yola çıktıklarının altını çizdi. Şu anda Çalık Holding enerji sektöründe elektrik santrali kurulumunda ilk 10 müteahhit firmadan biri olarak adlandırılıyor.Ahmet Çalık, holding olarak ihtiyaçlara cevap verip kaliteli ürün ve hizmet sunmayı birincil amaç olarak belirlediklerini ve inovasyona gerçekten önem verdiklerini belirtti.

Konuşmasında girişimcilik ve inovasyon fikirleri arasındaki farklılıklardan da bahseden Çalık,gençlere ilham verici birçok öneri ve tavsiyede bulunmayı da ihmal etmedi.

Pınar ŞİMŞEK
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörü

Sunay Akın – İki Kitap Bir Heves

DEĞİRMEN

Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi.”

Arkadaşlar merhaba!
30 Kasım 2015 tarihinde üniversitemiz kampüsünde oynanan,Sunay Akın’ın “İki Kitap Bir Heves” adlı tek kişilik oyununu izleme şansını yakaladım.Ve bu oyunda en çok dikkatimi çeken, ilk kez Sunay Akın’dan dinlediğim ve kendisinin yazıya döktüğü bu hikayeyi sizinle paylaşmak istedim.

“ Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam’dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve “Bana şuraya bir saray yapın” diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral’ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.
– Buyurun?
– Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
– Satmıyorum ki ne parası?
– Saçmalama Kral istedi.
– Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.
Adamları gelip Kral’a diyorlar ki;
– Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
– Çağırın bakalım bana şu adamı.
Değirmenci gelip, Kral’ın karşısında duruyor.

II. Frederick;
– Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
– Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
– Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
– Sen koskoca kralsın, paran çok. git Almanya’nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!
II. Frederick ayağa kalkıyor;
– Unutma ki ben Kralım!
Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
– Asıl sen unutma ki Berlin’de hakimler var!

Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz. Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. “Berlin’de hakimler var!”
– Potsdam’da Sansosi Sarayı. Saray ve değirmen yan yana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.
Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
– Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?
II. Frederick diyor ki;
– Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi.

Ve 31 Aralık 1917. Berlin’de bir otelde yılbaşı kutlamaları yapılacak, Osmanlı heyeti var orada. Aralarından biri bu öyküyü anlatıyor. Ve;
– Hadi Potsdam çok yakın. Gidip adaletin simgesi olan o değirmen ve sarayı yan yana görelim.
Kimse gelmiyor ve o öyküyü anlatan tek başına kalkıp gidiyor. Herkes yılbaşı kutlarken o gidip adaletin simgesini izliyor uzun uzun.
İşte o kişi Mustafa Kemal Atatürk’tür…

SUNAY AKIN ”

Ecem ÖZDER
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü-Aktif Üye

Sameway

sameway

Merhaba arkadaşlar,
Ankara’da yaşayan öğrenciler olarak size Ankara’nın köklü müzik gruplarından Sameway’den bahsedeceğim

Öncelikle müzik herkesin farklı beğenilerinin olduğu bir sanat dalı olduğunun farkında olarak zor bir giriş yaptığımın farkındayım, Gelin görün ki size bahsedeceğim bu grup her kesime hitap edip herkes üzerinde olumlu etkiler bırakabilecek güçte.
Gelin hep birlikte grubun macerasına dahil olalım.

2000 yılında Zafer Çebi,Gültekin İrengün ve Bülent kalpakçı olarak yola çıkan grup başta Slow&Easy olarak başladı bu maceraya, daha sonra 2001 yılı sonlarında grup üyelerinden Gültekin İrengün İngiltereye gitme kararı aldı. Bu karar grubun gidişatını etkilemiş ve Bülent Kalpakçı’nın da ayrılmasına sebep olmuştur. Zafer Çebi’nin kendi başına devam ettiği yolda yanında ve vokalde Dilşad Günay ve gitarda Tolga Çeken olarak 2 hafta da tamamlanan repertuar ile sahnelere ‘SAMEWAY’ olarak hızlı bir giriş yaptılar. 2002 yılında Tolga Çeken gruptan ayrılma kararı aldı ve yerini Emrah Babun’a bıraktı, Ve bu yıllar onları uzun süredir dinleyenlerin gözünde olağanüstü zamanlardı.
Daha sonra 2003 yılında 3 yıl kadar süren ‘Rakustik’ adında grubun oluşmasıyla Sameway’in müzik tarzından yani unplugged tarzından daha uzak elektro tarzda olan grup uzun süre devam edemedi. Sahnelere bir süre ara veren grup 2007 yılından itibaren Ümit Dedeoğlu,Dilşad Günay ve Zafer Çebi olarak yani ‘Sameway’ olarak yola devam etmekte ve Ankara’nın çeşitli mekanlarında sahne almakta ve sahip oldukları enerji ile onları dinlemeye gelen herkes üzerinde olumu etki bırakmaktadır.

Siz de Ankara’da keşfetmediğimiz ne kaldı? diye kendinizi sorguluyorsanız hemen yerinizden kalkın bu saygıdeğer grubu dinlemeye koyulun. Akustik Rock&Pop tarzında yaptıkları cover parçalar ile kulaklarınızın pasını alıp sizi müziğe dahil etsinler.
Umarım dinleme fırsatı bulduğunuz da size de daha önce dinleseydim etkisi bırakır, Yüzünüzden gülümseme eksik olmasın müzikle kalın.

Kaynak: https://www.facebook.com/SAMEWAY-791420997638131/?fref=ts
Video: https://vimeo.com/130083830

Yağız KILIÇ
Basılı-Online Yayınlar Kordinatörlüğü Aktif Üyesi

Startup Mentor Türkiye

Startup-Mentor-Turkiye-Sunum-Gunu-600x330

Yeni girişimciler akıl hocalarıyla buluşacak!

Ankara Ticaret Odası etkinlik ortaklığıyla 26-27 Kasım tarihinde ATO’da gerçekleştirilecek Startup Mentor Türkiye Programı, gerçek bir firması veya çalışan bir ürün ya da servisi ve mentorluk desteği arayışı olan girişimcileri ve gönüllü mentorluk yapmak isteyen iş insanlarını arıyor.

Bu programda girişimcilere ve akıl hocalarına eğitimler verilecek!

Peki hangi Startup’lar/Yeni Girişimler Başvurabilir?

•Gerçek bir firma,
•Çalışan bir ürün ya da servisleri olan
•En az iki full-time ortak ya da çalışana sahip startup’lar başvurabilirler.

Kimler Mentor Adayı Olarak Başvurabilir?

•Üniversite-sanayi işbirliğine katkı sağlayan ‘akademik mentorlar’
•10+ yıl sektör-bazlı deneyime sahip ‘profesyonel mentorlar’
•En az 2 girişim kurma ve yönetme tecrübesine sahip ‘girişimci mentorlar’
•Lisanslı iş melekleri, yatırımcılar ,risk sermayesi veya fon yöneticileri olan ‘yatırımcı mentorlar’ arasından eşleştirildiği girişimci ile Kasım-Mart 2015 döneminde en az iki haftada bir, birebir mentorluk seansları yapabilecek gönüllü kişiler başvurabilirler.

Seçilen girişimcileri ve mentor adaylarını 26 Kasım tarihinde kapalı ve ücretsiz bir eğitime dahil edecek olan Program, 27 Kasım’da ise yeni dönem mentorlarıyla girişimcileri bir araya getirecek ve mentorluk desteğini alarak Programı tamamlamış girişimcileri için yatırımcı günü düzenleyecek.

Girişimciler ile ulusal ve uluslararası tecrübeye sahip mentorların buluşma noktası!

Mertcan CENGİZ
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

Kaynak: https://onedio.com/haber/yeni-girisimciler-ve-akil-hocalari-ankara-da-bulusuyor–625405

İKNANIN 9 SİHİRLİ YOLU

12241575_10204174126388351_4143586729255005170_n

Arkadaşlar merhaba..
Çoğumuz bazı insanların ikna kabiliyetleri olduğunu düşünürüz..
Aslında ikna etme tekniklerini biliyorlardır, hepsi budur.
25 Ekim tarihinde katıldığım bir kişisel gelişim zirvesinde “Türkiye’yi uyandıran adam” olarak tanınan Özgür Aksuna’nın “Etkili Anlatım,Etkileme ve İletişim Sanatı” eğitiminden aldığım küçük notlardan yararlanarak sizlere günlük hayatta kullanabileceğiniz
İknanın 9 sihirli yolunu sizinle paylaşmak isterim..

1-)Taklitçi olun. Karşınızdaki gibi davranmanız,sizin yanınızda kendini rahat hissettirecektir.
2-)Olumsuz yönlerini öne çıkarın. Örn:Mağazada iki arkadaş gezerken iki kız da aynı pantolonu beğenir.Biri pantolunu dener.Diğeri ise “Sanki seni biraz şişman mı gösterdi?” diyerek pantolonu aldırmamak konusunda ikna eder.Ama iki gün sonra kendi gider ve onu alır.. 
3-)Olumlu yönlerini öne çıkarın.
Örn: -İndirim niye yok?
+Bizim zam yapmamız gerekirken yapmıyoruz. (Karşıdaki kişi ‘aman aman zam olmasın da diye düşünür ve bir anlığına da olsa ikna olur.)
4-)Kişiyi zayıf anında vurun.
5-)Dırdır etmek en güzel ikna yoludur…Karşınızdaki bıkar ve kabul etmek zorunda kalır.
(Biz kadınların en çok kullandığı yol bu olmalı!  )
6-) Kadınları yüzyüze,erkekleri sms ile ikna edin.Kadınlar işitsel erkekler ise görseldir..Bunu unutmayın! 
7-) Her ne kadar bu yoldan emin olamasam da..Karşınızdakini sinirlendirin.Farkında olmadan isteğinizi kabul edebilir.
8-) Suçluluk duygusu yaratın.. “Senin yüzünden böyle oldu mutlu musun?” .. 
9-) Ama özgürsün yasası.. “Bunu yaparsan beni çok üzersin..Ama yapmakta özgürsün tabii..”

Ecem ÖZDER
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

Cermodern- Maddalena Forcella: Doğal Boyadan Fırça Darbelerine

1444821940

Maddalena Forcella tarafından hazırlanan “Doğal Boyadan Fırça Darbelerine” sergisi, 22 Ekim’de Meksika Ankara Büyükelçiliği’nin katkılarıyla CerModern’de açıldı.
Iki ülkenin derin baglarının ve benzerliklerinin anlatılmasının bir örnegi olacak serginin ilk uluslararası ayağı Türkiye, Ankara.

“Doğal Boyadan Fırça Darbelerine” ilk olarak aynı zamanda tasarım yeri olan Oaxaca tekstil müzesinde sergilendi .

Tintes_Naturales_a_Pinceladas-poster

Meksikalı bir tekstil tasarımcısı olan Maddalena Forcella,eserlerinde doğal boyalar tercih etmesiyle tanınınan bir sanatçıdır. Deneysel boyama yöntemlerini benimseyen sanatçıya bitkiler, kabuklar, çiçekler ve böcekler limitsiz renk izgeleri olusturmasında aracı oluyor. Özellikle Oaxaca eyaleti ve Chipas’la beraber tüm Meksika’da yerel dokumacı ve zanaatkarlarla çalışma geçmişi olan Forcella, bu deneyimini dogal boyalarla harmanlıyor ve çeşitli kurum ve organizasyonlar adına tasarım danışmanlığı yapıyor.

Bu sergi enteresan bir deneyim olabilir derim kaçırmayın !
Sergi 22 Kasım tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak.

Kaynak : http://www.cermodern.org/showcases/75/maddalena-forcella-dogal-boyadan-firca-darbelerin.html

Pınar Şimşek
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörü

Hacettepeli Mucitlerden EVT S1

960x540-evt-s1-760x390

Herkese merhaba, sizlere bu yazımda okulumuzun bu günlerde gurur kaynağı olan bir başarıdan söz edeceğim. Otomotiv Mühendisliği bölümü 3 yıllık sıkı bir çalışmanın ardından mucidi olduğu elektrikli otomobilin yapım aşamasına son noktayı koyup elektrikli otomobillerini kamuoyuna duyurdu.
Tamamen yerli imkanlarla, yerli tasarımlarla, Türk mühendisler tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde üretilen elektrikli otomobil EVT S1, ülkemizin ilk yerli üretim elektrikli otomobili olma unvanına sahip oldu. Şimdiye kadar üretilen elektrikli otomobiller arasında seri üretime en uygun otomobil olduğu öngörülüyor.

evt-s1-5

Araç parçalarının büyük bir kısmı Hacettepe Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği laboratuvarında,Ostim ve İvedik organize sanayi bölgelerinde üretildi. EVT S1,düşük ağırlığı ve aerodinamik gövde tasarımıyla düşük yakıt tüketimi sağlıyor. Batarya kapasitesi 35kw/saat olan otomobil 30 dakikada hızlı şarj oluyor. İstanbul-Ankara mesafesini 18 liralık elektrikle alabileceği tahmin ediliyor.
3 yıllık büyük bir çalışmanın eseri olan bu otomobil satışa sunulduğunda 50.000$ civarı bir fiyata sahip olacak. Seri üretim onay belgesi aldıktan sonra seri üretim aşamasına geçecek olan EVT S1 yatırımcıların da büyük ilgisini çekeceği düşünülüyor. Belge alındıktan sonra ilk aşamada 1000 adet üretilip satışa sürülecek.
Farklı modeller üzerinde çalışan mucit ekip 1,5 ay içinde elektrikli otomobilin ikincisini tamamlamak için gizlilik içinde çalışıyor.
Meraklılar, otomobili yakından görmek isteyenler Beytepe Kampüsü Makine Mühendisliği bölümü yanında EVT Motor ‘da aracı yakından görebilirler. Okulumuza bu gururu yaşatan bu mucit ekibe Hacettepe İşletme Topluluğu olarak tebriklerimizi iletiyoruz.

Nisanur Altınok
Basılı ve Online Yayınlar Proje Sorumlusu
Kaynak:
www.sabah.com.tr

http://www.renklinot.com/otomobil/hacettepe-universitesinden-yuzde-yuz-yerli-elektrikli-otomobil-evt-s1.html

Ankara’da Eğlence

Hayatta siyah ve beyazın net varlığına inanan bir insanım, belki de bundan ötürü gri bir şehirde ‘ANKARA’ da yaşıyorum.Bu şehri insan nasıl sever diye bazen düşünmeden edemiyorum fakat bu kadar yazdıklarıma rağmen tam 24 yıldır Ankara’da yaşıyorum. Bu şehrinde kendine göre bir düzeni ve yaşam standartları var,işte bu noktada ben size Ankara gece hayatını anlatacağım.

Ankara’da gece hayatı dendiği zaman belirli semtler çok ön plana çıkar. Cuma ve cumartesi gecelerinin değişmezi Çankaya,Tunalı,Arjantin caddesi çok ön planda ve revaçta yerler olarak gece hayatının nabzını tutar.Bütün bir hafta çalışıp haftanın stresini atmak için cuma akşamı arkadaşlarınızla birlikte Tunalı merdivenlerde başlayıp gecenin devamını Tunalı’da ki 1 veya 2 mekanda bitirebilirsiniz,genellikle öğrencilerin tercihi olsa da başta merdivenlerdeki sohbetin girdiğiniz mekanda adrenalin ve alkolün etkisiyle büyük bir eğlenceye dönmesi kaçınılmaz bir gerçek.
Son olarak bahsetmek istediğim ve yaklaşık 2-3 yıldır Ankara’da çok popüler olan ve giderek daha da tercih edilir hale gelen tepe kültürü, malum Ankara’da denizimiz olmadığı için arkadaşlarınızla arabaları çekip güzel ve ferah bir manzaraya karşı keyifli bir sohbet için ortamı yaratabileceğiniz aynı zamanda bunu yaparken de çok ucuz maliyetle işin içinden çıkabileceğiniz güzel yerler,gitmeyenlere şiddetle tavsiye edebilirim.

Neredeyse unuttum zannedeceksiniz tabi ki işin en merkezi kısmını en sona bıraktım. Ankara’ya dışarıdan gelen herkesin en kolay buluşabildiği, Ankara dışında yaşayanların mutlaka bir ismini duyduğu Kızılay’dan bahsetmeden bu yazıyı sonlandırmak olmazdı. Diğer saydığım bütün yerlere göre daha farklı ve ucuz bir ortama sahip Kızılay. Ankara’nın her kesiminden insanları görebileceğiniz ucuz mekanları ile Sakarya caddesi bu noktada Kızılay’ın kalbi bunun yanında alternatif birçok canlı müzik mekanı Kızılay’da buluşan insanlara bol seçenek ve eğlenceyi garantileyen bir etken. Eğer yolunuz Ankara’ya düşerse ve Kızılay’ı görmeden bu şehirden ayrılırsanız bir yanınız eksik kalmış olur, bu yazımda Ankara gece hayatının nabzını elimden geldiğince anlatmaya çalıştım,tavsiyelere uyarsanız pişman olmayacağınıza eminim hoşçakalın :)

06A99EEF069DB49D

Mert Tercaner
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Hacettepe Bigg Hamle Girişimcilik Sistemi

indir

Hacettepe Üniversitesi “Hacettepe BİGG HAMLE Girişimcilik Projesi” ile TÜBİTAK’ın 1512
Bireysel Genç Girişim (BİGG) Desteği Programının 1. aşama faaliyetlerini yürütmek üzere
uygulayıcı kuruluş olarak yetkilendirilmiştir.Akademisyen, Öğrenci veya Çalışan Üniversite içinden  ve dışından ‘Yeni İş Fikri’ olan her bireye, İş Fikri’nin ticari bir ürüne dönüşmesi için ihtiyaç duyacağı alanlarda destek olmayı amaçlayan bir sistemdir.

150.000 TL Hibe desteğini almak isteyen akademisyen, öğrenci ve girişimci adaylarının yeni iş fikirleri ile www.bigghamle.com adresinden ön başvurularını yapmaları gerekiyor ve sonrasında süreç bu şekilde başlamış oluyor. Başvuru şartları arasında üniversitelerin örgün öğrenim veren herhangi bir lisans programından mezun olmak,doktora ve üstü ünvana sahip kişiler hariç, 45 yaşından gün almamış olmak şartları vardır. Açıköğretim fakültesi mezunları başvuramamaktadır. Mevzuat gereği, destekten örgün öğrenim veren üniversitelerin mezunları faydalanabilir. Açık öğretim fakülteleri örgün öğrenim vermediğinden, mezunları bu programa başvuramıyor.

Bu bir Teknogirişim değildir. Bu program, TÜBİTAK Kanunu, TEYDEB Yönetmeliği ve ilgili Uygulama Esasları kapsamında yürütülen bir programdır. İş fikri konusunda da herhangi bir sınırlama yoktur. Yapılan başvurudan sonra uygun görülen adaylara ücretsiz bir girişimcilik eğitimi de verilmektedir.

Detaylı bilgi için : http://bigghamle.com/hakkimizda/

 

Pınar ŞİMŞEK
Hacettepe İşletme Topluluğu Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörü

Kaynakça :http://bigghamle.com/hakkimizda/

 

Ankara’da Gezilecek Yer Yok Mu Dediniz ?

ankara-dedektif

Bu yazı Ankara’ya özellikle de üniversitemize yeni gelen arkadaşlarımıza gezip görme ve Ankara’ yı keşfetme konusunda oldukça yararlı olacaktır. Birçok insan Ankara’da çok fazla gezip görülecek yer olmadığı şikayetiyle yakınıp durur.Biz de bunun doğru olmadığını kanıtlayalım istedik. Yeni gelen arkadaşlarımıza şiddetle tavsiye edilir. :)

İlk olarak müze gezmeyi sevenler için Çengel Han Rahmi Koç Müzesi ile başlayabiliriz.Sayın Rahmi M. Koç, Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’nı İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi ve sonrasında ortaya çıkabilecek diğer oluşumları ihtiva edebilmek için 1990 yılında kurmuştur. Bu kültürel misyonun bir parçası olarak, Çengelhan, T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden kiralanmış, restorasyon çalışmalarına, Çengelhan Otelcilik Turizm, Organizasyon, İnşaat ve Restorasyon A.Ş. tarafından 2003 yılında başlanmıştır. 2005 yılına kadar süren restorasyon çalışmasında han, aslına sadık kalınarak sağlamlaştırılmış, avlunun üzeri cam ile kapatılarak koruma altına alınmıştır. Çengelhan, Nisan 2005’te Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’na bağlı bir müze olarak ziyarete açılmıştır.Müzenin ziyaret günleri ve saatleri ve ücret bilgileri için resmi sitelerini ziyaret edebilirsiniz. ( http://www.rmk-museum.org.tr/cengelhan/turkce/default.aspx )

  Müze severler için devam edelim.Eski Ulucanlar Cezaevi günümüzde müze olarak ziyarete açıldı ve gerçekten etkileyici görsellere sahip. Dönemin acı izlerini bu denli korumayı başarmak gerçekten bir başarı. Gezerken kendinizi kaybedeceğiniz,seneler öncesine gideceğiniz ve vicdanınızın sesini belki de en yakından duyabileceğiniz mekanlardan birisi de burası. Detaylı bilgilere ulaşmak için linkteki resmi web sitelerini gezebilirsiniz. ( http://www.ulucanlarcezaevimuzesi.com/default.asp )

  Gezilecek daha pek çok müze var fakat en bilineni ve en özeli tabi ki Anıtkabir. Her Türk’ün yüreği titreyerek Ata’mızın huzuruna çıktığı bu mekan her gün günlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Yolunuz Ankara’ya düştüyse ve siz Anıtkabir’e uğramadan döndüyseniz Ankara’ya gittim demeyin. Hemen hemen her gün ziyarete açık olan Anıtkabir ile ilgili daha detaylı bilgi için web sitelerini ziyaret edebilirsiniz. ( https://www.anitkabir.com.tr )

  Müzelere ara verelim manzara sever fotoğrafçılar için enfes bir mekan önerisi yapalım.Ankara’ya kuş bakışı bakmak ve bu kocaman şehri avuçlarınızın içinde hissetmenizi sağlayacak bu yer Atakule’ den başkası  değil. Şu sıralar restorasyon çalışmaları ile eski gösterişli günlere dönmek üzere olan Atakule’ yi görmeyi ihmal etmeyin. Detaylar web sitesinde. ( http://www.atakule.com.tr/tr/ )

 Sıra Ankara’nın en eski ve en gözde yerlerinden biri olan Kuğulu Park’a geldi.Kuğulu Parkı Kavaklıdere mahallesinde bulunan bir parktır. Park, Tunalı Hilmi Caddesi, Atatürk Bulvarı ve Polonya Caddesi’ nin arasındadır. Anneannelerimizin dedelerimizin hikayelerinden kalma bir güzelliğe sahip olan bu park günümüzde cafe ve lokantalarla daha da canlandırılmış ve halkın ilgisini ilk günkü kadar taze tutabilmeyi başarmıştır. Her Ankara’lının Kuğulu’da bir anısı mutlaka vardır. Yolu Ankara’ya düşenler de mutlaka kuğulara bir göz atmalı bizden söylemesi …

  Bir sonraki mekan doğa sevenlere gelsin.Ankara Botanik Parkı biraz nefes almak istediğinizde imdadınıza koşan bir kahraman olabiliyor çoğu zaman.Park, Çankaya Caddesi ile Cinnah Caddesi arasında 1970 yılında kurulmuştur. Parkın ortasında bir havuz, çocuk bahçesi ve çiçek serası vardır. Atakule’ye çok yakın konumu ile bir taş ile iki kuş vurabilirsiniz. Botanik’e gelip Atakule’ye çıkmamak olmaz çünkü.

  Piknikçilere müjde evet Ankara’da deniz yok ama Mogan Gölü bu hasreti bir nebze olsun gidermek adına harika bir görsele sahip. Ankara’nın 25 km güneyinde Gölbaşı ilçesinde bir göldür ve Eymir Gölü ile bağlantılıdır. Rekreasyon alanı ile ziyaretçilerine geniş imkanlar tanıyan bu yerde gönlünüzce piknik yapabilirsiniz. Bunun yanı sıra yürüyüş parkurları,spor alanları ve çocuk parkları ile sevdiklerinizle hoşça vakit geçirebileceğiniz bir mekan halini alıyor.

  Yemek yemeye aşık insanlar burası tam sizlik. Keçiören,Güçlükaya Mahallesi’nde Estergon Kalesi harika mutfaklara ev sahipliği yapıyor.Özbek sofrası,Kırgız yemekleri ve daha fazlasını tadabileceğiniz harika yerler bulunmakta. Manzarasıyla da keyifli dakikalar geçirebileceğiniz bu mekan tarihten bir çok iz taşımaktadır.

  Ankara’da denizimiz yok ama o kadar büyük bir akvaryumumuz var ki birçok hayvanı oradan izleyebiliyoruz.12.000 deniz canlısının bulunduğu akvaryum son zamanların en çok ziyaret edilen yerleri arasına girmeyi başardı.24 farklı akvaryumun birleşmesinden oluşan Aqua Vega Akvaryumu’nun detaylı bilgileri için web sitelerini ziyaret edebilirsiniz. ( http://www.aquavega.com.tr )

 Eğer dini yerleri de ziyaret etmek isterseniz Ankara’da bunun için bir çok örnek var. Bunların başında Hacı Bayram Camii geliyor.Ankara’nın Altındağ ilçesinin Ulus semtinde bulunan tarihi camidir.Cami, adını bahçesindeki Hacı Bayram Türbesi’nden alıyor ve her gün binlerce insan dua etmek ve ibadetlerini gerçekleştirmek için akın akın buraya geliyor. Son yapılan çevre düzenlemeleri ile daha fazla ilgi görmeye başlayan cami,çevresindeki dükkanlarla hac,umre gibi ibadetler için birçok ihtiyacı karşılamaya yönelik hizmetler sunuyor.

 Saydıklarımızın dışında benzer daha birçok alan bulunmaktadır.Kısacası Ankara’da sıkılmak çok da kolay bir iş değil :) Gezecek görecek çok yer var, bu fırsatları kaçırmamak gerek !

Pınar ŞİMŞEK

Hacettepe İşletme Topluluğu Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörü

Sinema Artık Açık Havada!

   Sinema Artık Açık Havada!

           kartal-belediyesinden-acik-hava-sinemasi-nostaljisi-IHA-20130730AW000224-1-t

 

   Günümüzün favori etkinliklerinden biri de eskilerden kalma alışkanlığımız açık hava sinemaları olmaya başladı. Annelerden babalardan duyulan geleneksel açık hava sinema akşamları artık günümüz gençliğinin de tadabildiği bir aktivite olarak karşımıza çıkıyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok şehirde bu keyfi tadabileceğiniz alanlar mevcut.

Şu sıralar Ankara’nın Çankaya ilçesinde gerçekleştirilen Açık Hava Film Festivali’nde siz de bu keyfe ortak olabilirsiniz. Karum Avm’nin çim alanında gerçekleştirilen festivalde birbirinden güzel filmler açık hava izleyicileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

İlk olarak 18 Ağustos Salı günü baş rollerini Tuğba Büyüküstün ve Kenan Ece’nin paylaştığı, Karadeniz’de geçen zorlu bir aşk hikayesini anlatan Yüreğine Sor filmi izleyiciler ile buluşacak. Filmde 19.yüzyılın sonunda, Karadeniz’de yaşayan Esma  ile Mustafa  birbirini çok sevmektedir. Fakat aşklarının önünde bir engel vardır; Mustafa gizli bir Hristiyandır. Esma da dahil herkes onu Müslüman sanmaktadır. Osmanlı, yaptığı yasal düzenlemelerle Hristiyan tebaayı Müslümanlarla eşit duruma getirdiğinde ise kilise gizli Hristiyanların dinlerini açıklamasını ister. Bu, kilise ile aşkı arasında kalan Mustafa için zor bir durumdur. Hristiyan olduğu bilinirse hayatında Esma olamayacaktır. Müslüman bir kızın Hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür. Bu imkansız aşka bir başka engel de Esma’yı tutkuyla seven bey oğlu Mehmet ‘tir. İki aşık her şeyi göze almaya hazırdırlar fakat toplumsal koşullar Esma ile Mustafa’nın aşkından daha güçlüdür.

yuregine-sor

 

Hemen ardından 20 Ağustos Perşembe günü büyük beğeni toplayan çekim yeri Ankara olan ve baş rollerini Mehmet Günsür ve Belçim Bilgin’in paylaştığı Aşk Tesadüfleri Sever gösterime sunulacak. Çocukluk ve ilk gençlik yılları boyunca yolları Ankara’da kesişen ve 2010 yılında İstanbul’da tanışan Özgür (Mehmet Günsür) ve Deniz (Belçim Bilgin), kendilerini bir aşk macerasının içinde buluyorlar. Bir yandan da geri dönüşlerle onların geçmişlerini izlerken, diğer yandan da Türkiye’nin 70’li, 80’li, 90’lı ve 2000’li yıllarında gezerek, dönemin unutulmaya yüz tutmuş popüler kültür ögeleri, müzikleri, yaşam biçimleri Aşk Tesadüfleri Sever’in nostaljik yönünü tamamlıyor.

indir

 

 

21 Ağustos Cuma günü de Şener Şen’in rol aldığı Kabadayı filmi perdelenecek. Filmde Şener Şen, “nesli tükenen bir kabadayı” canlandırıyor. Ali Osman , yıllar sonra varlığından haberdar olduğu oğlu Murat’ı , kokain bağımlısı sevgilisi Karaca’nın  peşinde olan Devran’dan korumaya çalışır. Ama Devran çok büyük bir mafyadır. Devran Karaca’yı çok sevmektedir, ama Murat onu bırakmak istemez.

kabadayı-filmi

 

 

Hava koşullarının değişkenliği nedeniyle gösterimi ertelenen filmler farklı günlerde gösterimleri yapılarak Açık Hava Film Festivali her hafta Salı ve Cuma geceleri saat 21.00’de gerçekleşecek. Festival 18 Eylül’e kadar devam ediyor. Açık hava severler bu festivali kaçırmamalı, bizden söylemesi !

 

Pınar ŞİMŞEK
Hacettepe İşletme Topluluğu Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörü