Yaz İçin 6 Kitap Önerisi

Herkese Merhaba,

Bu sıcak yaz günlerinde zaman geçireceğiniz,kafa dağıtacağınız ,keyif alacağınız ; plajda,bahçede,balkonda yanında buz gibi içeceğinizi yudumlayarak okuyacağınız şirin mi şirin kitaplar önereceğim sizlere.

 

1)Sevgiler Beno’dan-Benokız

0000000696172-1

“…Masal dediğin hayattır işte!
Biliyorum ki gerçekten isteyen her insan her şartta mutluluğu bulabilir, huzuru yaşayabilir, yeter ki yeteri kadar sevsin hayatı…
Sevsin içinde bulunduğu masalını her haliyle.
Bu kitapta da Benokız’ın masalı var…
Minik mutluluklarıyla, masalına tutunuşuyla, habersiz gelen misafiriyle, karabulutlarıyla, ama sonra güneş ninenin ışıldatmasıyla, Benokız’ın hayalleriyle, dualarıyla, iyi olma ve kötülükten kaçma çabalarıyla, hayata dair gözlemleriyle, huzur arayışlarıyla, şükürleriyle, yalnızca tozpembe değil de hayatın tüm renkleriyle bezeli bir Benokız masalı benimkisi.”

 

2)Senden Önce Ben-Jojo Moyes

0000000699108-1

Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu…

Yaşamın ince detayları Lou’dan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu…

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lou’nun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün…

 

3)Senden Sonra Ben-Jojo Moyes

0000000699110-1

“…Louisa Clark ve Will Traynor birlikte altı ay geçirmiştir. Koca bir yılın yarısı… Ve bu altı ay çok şeyi değiştirmiştir. Lou artık kendi hayallerinden korkan o kasabalı kız değildir fakat hayatı Will’in istediği gibi cesurca yaşamayı da başaramıyordur. Sevdiklerini kaybeden insanların yollarına nasıl devam ettiklerini bilmiyordur çünkü Will’in olmadığı bir dünya onun için hâlâ katlanılması zor bir yerdir. Boş bir apartman dairesinde yaşıyor, havaalanında korkunç bir işte çalışıyordur. Yaşasa da onun için hayat diye bir şey yoktur, ta ki karşısına onu Will’e götüren, kimsenin haberinin olmadığı bir bağlantı çıkana dek…
Kederden arınma yolculuğu hiçbir zaman dolambaçsız değildir ama hayat bazen o incecik çizgide yürürken sunar mucizelerini… Lou sonunda umudu tekrar bulup yeni bir hayat için hayaller kurmaya başlayabilecek midir?”

 

4)Kelebeğin Hayat Sırları-Nil Karaibrahimgil

0000000659237-1

“17 yaşıma dönseydim, kendime şunları söylerdim: En önemli şey aşk; onu doya doya yaşa!

Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var? Her gün oku. Her şeyi oku. Ağaç olmak nasıldır? Van Gogh olmak nasıldır? İkinci Dünya Savaşı’na katılmış olmak nasıldır? Öğren. Kendinle sosyalleş. Yoksa unutursun nasıl biri olduğunu. Her gün şükret. Karanlık günler olacak. Düşeceksin de. Yaralar da açılacak. O zamanlarda şunu unutma: Tünel bitecek. Kalkacaksın da. Kabuk da bağlayacaksın. Korkmaktan korkma. Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü bas karanlığına. Belki biri taş döşemiştir; kim bilir. Böbürlenme. Kibirlenme. Köpürme. Abart. Çoğalt. Parlat. Her gün, bir yazar tarafından hayatının hikâyelendirildiğini düşün ve dinle. Böyle bir kahraman olmak ister miydin? İstiyorsan başarıyorsun. Ne mutlu sana.”

 

5) Şeker Portakalı-Jose Mauro De Vasconcelos

0000000064031-1 
“Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos’un başyapıtı Şeker Portakalı, “günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü”dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos’un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze’nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı “yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını” söyler.”

6)Havva’nın Üç Kızı-Elif Şafak

0000000698812-1

“İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuk… Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kâinatın, beş duyumla kavradığım şeylerden ibaret olduğuna kaniyim. Öyleyse ben neredeyim? Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir?

Şirin, Mona ve Peri… Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş?

Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı bir aşk… yarım kalan… seneler sonra yeniden canlanan…

Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.”

 

 

Nisanur ALTINOK

Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörü

  ÇİN’DEN FUTBOLA BÜYÜK YATIRIM

1e7c8f6e-5add-41b7-8ee9-f8d4a618337b

Dünya’nın en büyük insan gücüne sahip olan ve en büyük ekonomilerden biri olan Çin, son yıllarda futbol sektörüne de el attı. Spordaki en büyük başarılarını olimpiyat oyunlarında elde eden Çin, geçtiğimiz yıllarda basketbolda büyük yatırımlar yaptı ve bu doğrultuda bir çok yıldız transferler gerçekleştirildi. Fakat yapılan transferler basketbola olan ilgiyi arttırsa da finansal açıdan istenilen başarıya ulaşılamadı. 

fft104mm4172363    Son 3 yılda Çin en büyük taraftar kitlesine sahip olan futbola yöneldi. Yine bu doğrultuda dünya çapında yıldız oyuncular astronomik bedellerle transfer edildi. Çin futbol ligi ekipleri 2015 yılında transferler için toplam 250 milyon Euro harcadı. Milli takım oyuncularımızdan Ersan Adem Gülüm ve Burak Yılmaz da bu yatırımlarda rol alan oyuncular oldu. Yüksek bedellerle Çin’e transfer olan diğer yıldız oyuncular:


-Alex Teixeira (50 milyon Euro)         

-Ramires (25 milyon Sterlin)

-Jackson Martinez (42 milyon Euro)

-Paulinho (14 milyon Euro)

-Fredy Guarin (18 milyon Euro)

-Gervinho (15  milyon Euro)

-Didier Drogba (15 milyon Euro)

-Ezequiel Lavezzi (6 milyon Euro)

- Asamoah Gyan (15 milyon Euro)

 

yuan

            Yapılan bu gibi transferlerden sonra Çin’in beklenen patlamayı yapıp yapamayacağı büyük merak konusu. Çin Futbol Federasyonu 30 yıl sonra futboldaki en büyük güç olmayı planlıyor. Bu yönde daha bir çok adım göreceğiz gibi görünüyor. Yaşanacak gelişmeleri de önümüzdeki yıllarda hep birlikte göreceğiz.

 

Mert Ergen

Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

Sıkılmanın, Bilimsel Olarak Kanıtlanmış, Şaşırtıcı Faydaları

23933_151_11

Sürekli artan yapılacak listelerimiz & parmaklarımızın ucunda kendimizi oyalayabileceğimiz bu kadar teknoloji ile sıkılmak, neredeyse imkânsız.
Ancak maalesef bu bizim için kötü bir şey olabilir.

tumblr_nl1g02bWXf1sktjhko1_1280

Araştırmalar ortaya çıkardı ki; sıkılmayarak pek çok fırsatı kaçırıyor olabiliriz. İşte neden elektronik cihazlardan uzaklaşmanın & bir süreliğine sıkılmaya geri dönmenin iyi bir fikir olduğu:
1. Sizi daha yaratıcı yapabilir.
Araştırmalar; sıkılmanın beynimizi düşünceler arasında dolaşmaya ittiğini ortaya koyuyor. Bu da en orijinal & yaratıcı fikirlerden bazılarını bulmamıza yol açar.

2. Bir şeyler ters gittiğinde bildirir. Pek çok araştırma tarafından; sıkılmanın istediğimiz şeyi yapmadığımızı gösteren bir uyarı olduğuna & yaptığımız işi değiştirmek için bizi motive edebileceğine inanılıyor.

3. Sizi daha amaca yönelik biri yapar.
Araştırmalar; sıkıldığınız zaman hayal kurmanın, genellikle, insanların günlük aktivitelerini & gelecek hedeflerini planladığı “otobiyografik planlamaya” yol açtığını gösterdi.

4. Daha verimli olmanıza yardım edebilir.
Araştırmalar; hayal kurmanın birinin görevlen dirildiği işi başarma yeteneğine zarar vermediğini buldu. Aksine yardımcı olur.

5. Sizi daha iyi bir insan yapabilir.
Araştırmalar gösteriyor ki, sıkıldığımızda aktivitelerimiz bize anlamsız gelir. Bu da insanları hayatlarının anlamını bulmaları için hayır işleri yapmaya yöneltir.

6. Mutluluğun anahtarı olabilir. Saygıdeğer filozof Bertrand Russell, fazla heyecanın yorucu olduğuna & zamanla, onunla birlikte gelen zevki körelttiğine inanıyor. Sıkılmanın mutlu bir hayat için gerekli olduğuna inanıyor.

KAYNAK: http://www.businessinsider.com/how-being-bored-can-make-you-successful-2016-2

Uğurkan Bozkurt
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

‘Linkedin’ Yeni Bir Dünya

linkedin-nedir

Günümüzde sosyal medya kanallarının yeri yadsınamaz şekilde gözler önüne serilmekte. Her geçen gün yeni bir akım ve yeni bir trend yaratabilen bu kanallar birçok insana profesyonel anlamda da gelişimsel fırsatlar sunuyor.Gerek network gelişimi gerekse kişisel gelişim açısından pek çok fırsat kullanıcıların önüne seriliyor. Bu kanallardan bir tanesi de Linkedin. Linkedin 2003 yılında kullanıma açıldı ve şu anda 20 dilde hizmet veren Linkedin 200 farklı ülkeden 200 milyonun üzerinde kullanıcıya sahip.

Profesyonel bir paylaşım platformu sunan Linkedin birçok öğrenciye,işverene ve iş arayana çeşitli fırsatlar sunuyor. CV tadında hazırladığınız profilinizi anahtar kelimeler ile sık görüntülenenler arasına sokmanız mümkün.
Birçok firma artık iş ilanlarını Linkedin üzerinden yayınlayarak bu platformda arayış göstermektedir. Bunun yanı sıra sizde kendinize uygun olarak belirleyeceğiniz kriterlerde birçok iş ilanına ulaşma imkanı yakalayabilirsiniz. Her şey bir yana ciddi bir network sağlayan Linkedin profesyoneller arasında da oldukça popüler bir konumda.

9b2a6a882e

Forrester Danışmanlık ve Araştırma çalışmalarına göre satın alma sürecinde bilgi teknolojisinde büyüyen ve yaygın bir etkiye sahiptir. Linkedin’in bilgi teknolojilerinde karar verme sürecini en çok etkilediği belirtmektedir. Zaten Linkedin kullanıcılarının %85 i bu platformu iş amaçlı olarak kullanıyor. Ayrıca oluşturulan gruplarda kişilerle interaktif olarak konuşma imkanı yakalanıp birçok konu hakkında fikir alışverişi yapma fırsatı yakalayabiliyorsunuz.

LinkedInMaze

Siz de bu profesyonel ağa katılmak için geç kalmış sayılmazsınız. Kendinize bir profil açın ve kendinizi yansıtın gerisi gelecektir !

Pınar Şimşek
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörü

ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

öoza

Neden daha önce izlemediğimi sorguladığım,izledikten sonra “kesinlikle kitabını da okumalıyım” dediğim film..Orjinal adı ile “Dead Poets Society”.

Filmin başrol oyuncusu Amerikalı oyuncu Robin Williams..

 

“1959 yılında geçen film, John Keating (Robin Williams) adlı çok başarılı ve bir o kadar da farklı olan edebiyat öğretmeninin çok disiplinli bir erkek okulu olan Welton Academy’de (takma adı Hell-ton) öğretmenlik yapmaya geldiğinde başlar. Bay Keating, çoğu baskı altında olan öğrencileri edebiyat ve şiirin bambaşka dünyasıyla tanıştırır. Onlara özgürlüğü, hayatı yeniden anlamayı, dünyaya farklı açılardan bakmayı öğretir. Ancak Welton Akademisinin felsefesine tam örtüşmeyen bu ders anlatımı akademi yönetimi tarafından da gözden kaçmayacaktır. Okul müdürü Bay Nolan, yeni edebiyat öğretmenini, öğrencilerinden birinin intiharı üzerine, sorumlu görmüştür. Bunu bahane ederek edebiyat öğretmeni Bay Keating’i okuldan ayrılmaya zorlamıştır, fakat bu ayrılığa onu anlayan öğrencilerinin verdiği tepki Bay Nolan’ı hayatı boyunca yaşadığı belki de en utanç duyacağı anına sürükler.”

 

Sizinle filmin etkileyici repliklerini paylaşmak istiyorum..

öozanl

1- “Hayata her an bambaşka gözle bakmamız gerektiğini kendime hatırlatmak için bu sıranın üstündeyim”

 

2- “Ağlamak değil gülmek için sebepler arayın”

 

3- “İnsan sadece hayallerinde özgürdür”

 

4- “Millet, kendi sesinizi bulmak için çabalamalısınız. Çünkü ne kadar uzun beklerseniz, bulmanız o kadar zor olur. Thereau demiştir ki, ‘’Çoğu insan hayatını büyük bir çaresizlik içerisinde geçirir.’’ Siz böyle olmayın! Bırakın bunu!”

 

5- “Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben hep daha az kullanılanı seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı”

 

6- “Lisan bir sebepten dolayı icat edilmiştir beyler; kadınları tavlamak için

7- “Aptalca hayaller peşinde koşmayan bir kalp gösterin, ben de size mutlu bir insan göstereyim”

ööozan

8- “Carpe diem’i dinleyin. O size yol gösterecektir”

 

Ayrıca..Şu an sadece İstanbul’da sahnelense bile..Ölü Ozanlar Derneği Gökçe Biçer tarafından tiyatro oyunu haline getirilmiş ve Tiyatro Kedi tarafından Mart’16 dan itibaren sahnelenmeye başlanmış..

 

İzleyin,izlettirin..Değecek.

 

Ecem ÖZDER

Basılı-Online Yayınlar Koordinatörlüğü / Aktif Üye

 

Kaynak:

http://listelist.com/olu-ozanlar-dernegi/ – https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96l%C3%BC_Ozanlar_Derne%C4%9Fi

 

 

AVRUPA’DA 3 KUPA,FİNALLERDE 4 TÜRK TAKIMI

ecemv

Avrupa’nın en büyük 3 kupası..CEV CL,CEV Cup,CEV Challenge Cup..

Ve ülkemizi finallerde temsil edecek olan 4 Türk Takımı..

Kadın voleybolundaki başarımız..

 

Trabzon İdmanocağı - CEV Challenge Cup’da Rus Ekibi Zarechie Odintsovo’yu eleyerek adlarını finale yazdırdılar.2 ayak olarak oynanacak finalde rakibimiz Rumen ekibi CSM Bucuresti oldu.

Galatasaray Daikin – CEV Cup’daki temsilcimiz Galatasaray Alman ekibi Schweriner’i eledi ve finaldeki rakibimiz Rus takımı Dinamo Krasnodar oldu.

 

Ve Avrupa’nin en büyük kupası.. CEV Şampiyonlar Ligi..

Vakıfbank Volero Zürich’i, Fenerbahçe Grundig Dinamo Moskova’yı eleyerek 9-10 Nisan’da İtalya’da düzenlenecek olan 4lü Finale katılıp ülkemizi temsil etmeye hak kazandılar.

Prosedür gereği bir ülkenin iki takımı finalde karşılaşamayacağı için 9 Nisan’da F4 Yarı finalinde iki Türk takımı karşı karşıya gelecek.

 

gk 

 Naz Aydemir Akyol ve Gizem Karadayı..

CEV Şampiyonlar Ligi dörtlü finallerinde Fenerbahçe Grundig oyuncusu milli liberomuz Gizem Karadayı üst üste 4.kez ; Vakıfbank’ın ve milli takımımızın pasörü Naz Aydemir Akyol ise üst üste 8. kez şampiyonluk için ter dökecekler.

 

 

Ecem ÖZDER

Basılı-Online Yayınlar Koordinatörlüğü-Aktif Üye

“Küçük bir telefon,büyük bir adım..” : iPhone SE

ip

Apple, yeni iPhone SE modelini  Kaliforniya’da düzenlediği bir etkinlikte tanıttı.

iPhone 6 serisiyle daha büyük boyutlarda telefon üreten Apple, bu kez ‘küçük telefonlardan’ vazgeçemeyenleri düşünerek iPhone SE modelini tasarladı.

iPhone SE’nin özellikleri neler?

4 inç’lik ekrana sahip iPhone SE, iPhone 5 serisini andırıyor. Ancak A9 işlemcisi, 12 megapiksel kamerasıyla iPhone 6 serisi kadar güçlü özellikler taşıyor. ‘Selfie’den vazgeçemeyenler için ise ön kamerada da flaş bulunuyor.

iPhone SE’nin Türkiye’deki satış fiyatı 16 GB’lık model için 1999 lira, 64 GB’lık model için ise 2399 lira olarak belirlendi. Yeni iPhone roze altın dahil 4 farklı renkte satışta olacak.

ip2                             ip3

Ecem ÖZDER

Basılı-Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

Kaynak: http://www.buseterim.com.tr/sonyazilar/iphone-senin-ozellikleri-ve-fiyati/905

Suda Uçan Genç Adam

0107phelps

Olimpiyat tarihinin en çok altın madalya kazanan sporcusu… 5 yaşında hiperaktiflik tedavisine yardımcı olması amacıyla başladığı yüzme, onu genç yaşta tüm dünyanın alkışladığı bir olimpiyat şampiyonu yaptı. 2008 Pekin Olimpiyatlarında, Mark Spitz in Münih-1972’de 7 altın madalya alarak kırdığı rekoru kırarak bir olimpiyatta 8 altın madalya kazanan ilk sporcu oldu. Aynı zamanda katıldığı 2 olimpiyatta kazandığı toplam 14 altın madalya ile bir rekorun daha sahibi.
30 Haziran 1985’te Baltimore’da dünyaya gelen Michael Phelps henüz 5 yaşındayken kendisini havuzda buldu. İlk deneyimlerinde pek de başarılı olduğu söylenemez. Çünkü bugünün şampiyonu o dönemlerde yüzünü suya sokmaktan korkuyordu. İki sene bu korkusunu yenmeye çalışmakla geçti. 7 yaşında ise yarışlara katılacak duruma gelse de pek parlak dereceler alamadı. Sıkı bir beslenme programı ve çalışma temposunun ardından 15 yaşında ABD Milli Takımı’na çağrıldı Michael. 1932 yılından beri ABD Milli Takımı’na çağrılan en genç yüzücüydü artık o.
2000’de katıldığı Sidney Olimpiyat Oyunlarında 200 metre kelebekte elde ettiği 5’incilik sadece kendi yaş grubunun ABD rekorunu kırmasına yetiyordu. 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’ndan 6 altın ve 2 bronz madalyayla ayrıldı. Bu olimpiyattan sonra en büyük rakibi Ian Thrope yüzmeyi bıraktığını açıkladı ve meydan Michael’a kaldı. Son olarak katıldığı 2008 Pekin Olimpiyatlarında ise hayalleri gerçek oldu ve hedeflediği gibi tüm dallarda 8 altın madalyayı boynuna geçirdi.
Phelps’e göre başarısının sırrı yeteneğinden daha fazla çalışmaktan geçiyor. Öyle ki kendi ifadesine göre 15 yaşından bugüne dek sadece ve sadece 5 gün havuza girmemiş, kalan tüm günlerde minimum iki saatini havuzda geçirmiş bu büyük şampiyon. Böylesine yoğun bir tempoda çalışması nedeniyle çok daha fazla kalori harcaması gerektiğini söyleyen Phelps günde 12,000 kalori alıyor.
İŞTE 1 GÜNLÜK YEMEK LİSTESİ
Kahvaltı: Peynirli ve yumurtalı 3 sandviç, marul, domates, kızarmış soğan ve mayonez. Ardından 2 fincan kahve, 5 yumurtalı omlet, 3 adet pudra şekerli Fransız tostu ve 3 tane çikolata parçalı pankek.
Öğle yemeği: Garnitürlü makarna, 2 büyük hamburger, mayonezli peynirli sandviç, 1000 kalorilik bir enerji içeceği.
Akşam yemeği: Günün 5 saati ve haftanın 6 gününde uyguladığı bu beslenme sisteminde gerekli karbonhidratı alıyor. Makarna, bir tam pizza ve yanında 1000 kalorilik bir enerji içeceği.
ŞAMPİYON HAKKINDA KISACA
1- Çocuk yaşta hiperaktiflik rahatsızlığının tedavisi için yüzmeye yönlendirildi ve fiziki farklılığının yüzmede ona avantaj sağladığını fark ederek bu konuda kendini geliştirdi.
2- 15 yaşında ABD Milli Takımı’na çağrıldı. 1932 yılından beri bu takıma çağrılan en genç yüzücüydü.
3- Olimpiyat oyunlarında aldığı 14 altın madalya ile olimpiyat tarihinin en çok altın alan sporcusu.
4- Yarışmak için havuza kulağında kulaklıkla geliyor. Bu sırada en sevdiği müzik türü olan rap dinlediği biliniyor.
5- 5 yaşından beri yüzen Phelps’in açık kol uzunluğu, vücut boyu ile orantılı olması gerekirken 10 cm daha uzun. Bu da ona büyük bir genetik avantaj sağlıyor.
6- Vaktinin büyük bir kısmını suyun içinde geçirdiği için eklemlerinin çok yumuşak olması yüzünden karada yürümekte zorlanıyor. Bu yüzden antrenörü tarafından koşması yasaklanmış.

 

Ekin ULUTAŞ

Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

 

KAYNAKLAR:

http://www.huffingtonpost.com/

http://tr.wikipedia.org/wiki/Michael_Phelps

http://dailyrunningtips.com/training/

http://www.positivityblog.com/

http://dotconnectorblog.com/

www.eksisozluk.com

BASKETBOLDAN İŞ HAYATINA: MICHAEL JORDAN

michael-jordan-basketball-sport-wallpapers-hd-wallpapers-hd-celebrities-sports-photo-michael-jordan-wallpaper

Basketbol ve NBA tarihine adını tarihe altın harflerle yazdıran Michael Jordan’ı çoğumuz tanıyoruz. Oynadığı dönemde NBA’in bir marka sembolü olmasına çok büyük katkı yapan Jordan’ın kariyerine küçük bir gezinti yapalım.
Jordan 1984 yılında Chicago Bulls tarafından 3. sıradan draft edildi. Draft olduğu takım onun için NBA tarihini alt üst edeceği takım olacaktı. Bulls ile kariyerine 6 kez NBA şampiyonluğu, 5 kez normal sezon MVP ödülü, 6 kez NBA finalleri MVP ödülü, ilk yılında yılın çaylağı, 1988 yılında yılın savunmacısı ödülünü aldı ve 2 kez milli takımla olimpiyat altın madalyasını kazandı. 1993-94 sezonu başlamadan ani bir kararla Beyzbol kariyerine devam etme kararı aldı. İki sezon aradan sonra 1995-96 sezonunda tekrar Bulls’a döndü.

maxresdefault
Bu efsanevi kariyer 2003 yılında Washinton Wizards ile son buldu. Basketbol aktif kariyerini noktalayan Jordan kendini iş hayatına sürükledi ve yeni girişimlerde bulunmaya yönelik pek çok faaliyette bulundu. 2006 yılında Charlotte Bobcats takımının ortağı olma kararı aldı. Jordan’ın attığı en büyük adımlardan birisi de kendi adını taşıyan ”Air Jordan” adlı bir ayakkabı markası yarattı. Daha sonra Nike tarafından satın alınan arka ”Jordan Brand” adıyla piyasaya sürüldü. Jordan’ın basketbol dışındaki yan işlerden elde ettiği gelirlerin yüzmilyonlarca dolar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca Jordan’ın oynadığı her maçta, Bulls takımının biletleri çıktığı anda tükenmiştir. Jordan ayrıca sezon başına imzaladığı 30 milyon doları geçen anlaşmalarla da adından söz ettirmiştir.Michael Jordan şu anda çocuklarıyla birlikte Highland Park, Illinois’te yaşıyor. İki oğlu da bu eyaletteki bir katolik okulu olan Loyola Academy’de okuyor. Jordan kariyeri boyunca ismi en çok pazarlanan figürlerden biri oldu. Nike, Chevrolet, McDonald’s, Coca-Cola gibi dünyaca ünlü birçok markayla anlaşma yaptı. Gatorade markasının ise oyuncu için ayrı bir yeri var çünkü marka, 1991 yılından beri reklamlarında Jordan’ı kullanıyor, markanın 20’den fazla reklamında oyuncu yer alıyor. “Space Jam” dışında birçok yapımda da rol alan oyuncu, 2007 yılında “Basketball Man” adlı filmde kendini canlandırıyor.

Mert Ergen

Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

88.Oscar Ödülleri

oscar

 

88’inci Oscar Ödülleri ünlü komedyen Chris Rock’ın sunumuyla ABD’nin Los Angeles eyaletindeki Dolby Tiyatrosu’nda düzenlendi.
Gecenin merakla beklenen anı daha önce 5 kez Oscar’a aday olan Leonardo DiCaprio’nun bu yıl sonunda ödülü kazanıp kazanamayacağıydı. 41 yaşındaki aktör bu kez ‘En İyi Erkek’ oyuncu ödülünün sahibi oldu.

 

goes to
En iyi film: Spotlight
En iyi yönetmen: Alejandro G. Inarritu (The Revenant)
En iyi kadın oyuncu: Brie Larson (Room)
En iyi erkek oyuncu: Leonardo DiCaprio (The Revenant)
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Alicia Vikander (The Danish Girl)
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Mark Rylance (Bridge of Spies)
En iyi yabancı film: Son of Saul (Macaristan)
En iyi belgesel: Amy
En iyi görüntü yönetmeni: Emmanuel Lubezki (The Revenant)
En iyi film kurgusu: Margaret Sixel (Mad Max: Fury Road)
En iyi kısa film: Stutterer
En iyi özgün senaryo: Spotlight
En iyi uyarlama senaryo: The Big Short
En iyi kısa animasyon filmi: Bear Story
En iyi animasyon filmi: Inside Out
En iyi kısa belgesel: A Girld in the River
En iyi görsel efekt: Ex Machina
En iyi kostüm: Jenny Beavan (Mad Max: Fury Road)
En iyi yapım tasarımı: Mad Max: Fury Road
En iyi makyaj ve saç tasarımı: Mad Max: Fury Road
En iyi ses kurgusu: Mad Max Fury Road
En iyi ses miksajı: Mad Max: Fury Road
En iyi film müziği: Ennio Morricone (The Hateful Eight)
En iyi özgün şarkı: Jimmy Napes ve Sam Smith – Writing’s on the Wall (Spectre)

Kaynak: http://www.buseterim.com.tr/eglence/88-oscar-odullerinin-kazanan-isimleri/778
Ecem ÖZDER
Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü-Aktif Üye

Bir Kitap:Tanrıların Arabaları

unnamedTanrıların Arabaları, 1968 yılında Erich Von Daniken tarafından yazılmış bir bilim kitabıdır. Kitapta, binlerce yıl önce yaşamış, medeniyetlerin ve en ilkel dediğimiz toplumların, bilimin ve teknolojinin gelişimindeki yeri üzerinde durulur.

Kitapta Sümerlilerin, matematik, astronomi ve bilimde nasıl bu kadar geliştiği ve o dönemde aldıkları bilgilerin uzaylılar tarafından geldiği üzerine durulur ve kanıtlardan bahsedilir. Ancak kitabın cevap aradığı tek bir soru vardır; Erich Von Daniken’in kitabında geçmişteki medeniyetlerin ve bunların “tanrı” geleneklerinin uzaylılar tarafından getirilip getirilmediği sorgulanır. Yazara göre bizim “tanrı” dediğimiz olgu aslında uzaylılardan ibarettir. Onların gelişmişliği ve dünyamızı ziyaret edebilmesi, onları bizim gözümüzde tanrı yapmıştır. Hatta yazar bir bölümde, bir gün bizde başka bir dünyada bir yaşam keşfettiğimiz zaman, onlarında bizi tanrı gibi görebilme ihtimalinden bahseder.

Yazar kitabı yazdıktan yıllar sonra kitabın içindeki bazı noktaların abartı olduğunu kabul etmiş, ancak genel fikrinden vazgeçmemiştir.Kalın bir kitap olmaması ve ilginç bilgilerin oluşu kitabı gerçekten çekici kılıyor bence kesinlikle okunması gereken bir kitap :)

KAYNAKLAR: http://www.haberuzay.com/

 

Ekin Ulutaş

Basılı ve Online Yayınlar Koordinatörlüğü Aktif Üye

ŞAMPİYONLAR LİGİ 6’LI PLAY-OFF’UNDA 2 TÜRK TAKIMI

fenerbahçe-grundig-5

23 Şubat Salı Günü Fenerbahçe Grundig Polonya takımı Chemik Police’yi 3-0 (25-21, 25-16, 25-14) mağlup ederek CEV Bayanlar Şampiyonlar Ligi’nde 6’lı play-off turuna yükselmeye hak kazandı.

 

 

 

gyguj

Dün (24 Şubat) İstanbul Burhan Felek Spor Salonu’nda oynanan maçta ise iki Türk takımı,Vakıfbank ve Eczacıbaşı Vitra,6’lı play-off için savaştılar.
İlk maçta olduğu gibi 3-0’lık skor ile gülen taraf Vakıfbank oldu.Ve 12’li play-off turunda Eczacıbaşı’na karşı aldığı iki galibiyetle CEV Bayanlar Şampiyonlar Ligi’nde 6’lı play-off turuna yükselmeye hak kazanan ikinci temsilcimiz oldu.

6’lı play-off’taki rakiplerimiz:
Fenerbahçe Grundig’in rakibi Dinamo Moscow – Dresdner SC eşlemesinden çıkan takım,
Vakıfbank’ın rakibi ise Volero Zürich – Lokomotiv Bakü eşleşmesinden çıkan takım olacak.

Ecem ÖZDER
Basılı ve Online Koordinatörlüğü Aktif Üye